Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

Güzelleşeceğim Derken Mağdur Olmamak İçin Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Dijitalleşen ve sosyal medya kültürü üzerine evrilen dünyada “iyi görünmek” giderek bir ihtiyaç halini alıyor. Yeni sevgili, yeni arkadaş, yeni müşteri, yeni iş, yeni eleman…. hep ilgili sosyal medya kanalları üzerinden görselliği ön planda tutan yöntemlerle bulunur hale geldi. Bu kültür kendi ünlülerini, ve kendi ekonomisini yarattı. Sevelim ya da sevmeyelim, dünyada çok şeyi değiştirdiğini kabul etmek zorundayız.

 

Görselliğin bu kadar hayatımızın içerisinde olduğu bir çağda “iyi görünme” telaşı önce kendi vücudumuzdan başlıyor. Öyle ki eskiden estetik ameliyatlar, yapılan tüm operasyonların çok küçük bir kısmını oluştururken, bugün özel hastane ameliyathanelerinin yarısı estetik ameliyatlarla meşgul, hatta sadece estetik ameliyat yapılan hastaneler var. Yani estetik cerrahi ve cerrahi dışı estetik uygulamalar da çok büyük bir ekonomiye dönüştü. Uluslararası Plastik Cerrahi Derneği ISAPS’ın verilerine göre 2010 yılında tüm dünyada uygulanan estetik ameliyat sayısı 6,7 milyon, cerrahi dışı estetik uygulama sayısı ise 7,3 milyon iken 2018 yılında bu rakamlar 10,6 milyon ameliyat ve 12,6 milyon cerrahi dışı estetik uygulama seviyesine yükseldi. Yıllık bazda %10 artış trendi önümüzdeki yıllarda da devam edecek gibi görünüyor.

Peki acaba yapılan bu işlemler her zaman mutlu sonla mı bitiyor? Elbette hayır. Çoğu insan bu yolculuğun sonunda hayallerine kavuşurken, bazı kişilerin hayalleri yıkılıyor. Güzelleşeceğim diyerek yola çıkıp başına gelmedik kalmayan kişilerle her geçen gün daha çok karşılaşır olduk. Peki ne yapalım da bu duruma düşmeyelim? Hastalar tarafından en çok yapılan hatalar şu şekilde sıralanıyor:

 

1. Doktor seçiminde aldanmak

 

Plastik cerrahi plastik cerrahların işidir. Başka branş hekimleri maalesef bu pastadan pay kapabilmek için “yüz plastik cerrahisi uzmanı, göz plastik cerrahisi uzmanı, meme cerrahisi uzmanı, ağız yüz çene cerrahisi uzmanı, medikal estetik uzmanı” gibi uydurma isimlerle hastaların kafasını karıştırıyorlar. Gerçek plastik cerrahların diplomasında “PLASTİK, REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ UZMANI” yazar. Bunun dışındaki hiç kimse plastik cerrah değildir. Muayene sırasında hekiminizin diplomasını sorunuz. Bunun ayıbı yoktur, bilinciniz kapalı iken vücudunuzu emanet edeceğiniz bir kişinin diplomasını sorgulamak en doğal hakkınızdır. Gerçek bir plastik cerrah asla sizden diplomasını saklamaz, bunu sorduğunuz için tepki göstermez, aksine memnun olur.

 

2. Sosyal medya aldatmacalarına kanmak

 

Sosyal medya mecralarındaki popülerlik bir hekimin iyi bir hekim olduğu anlamına gelmez. Önce-sonra fotoğrafları her zaman aldatıcıdır, etik bir hekim hastalarının olur olmaz mahrem yerlerini sosyal medyada paylaşmaz, bu hem etik hem de yasal olarak uygunsuzdur. Önce-sonra fotoğrafları görmeyi elbette isteyeceksiniz, ancak bunlar hekimle yapacağınız özel görüşmede görülebilir, sosyal medyada yayınlanmaz.

 

3. Gerçeği değil, duymak istediğinizi söyleyen merkeze aldanmak

 

Bilimsel bir plastik cerrah sizin taleplerinizi dinledikten sonra tozpembe bir tablo çizmez. Olası riskler, yapılabilecekler ve yapılamayacakları samimi ama ciddi bir tavırla anlatır. Herşeye olur demez, sırf sizin kabul edeceğiniz şeyleri söylemez. “Bence bunu yapmamalısınız” diyebilir, “bu sizin için uygun bir tedavi değil” diyebilir. İşi ticarete dökmüş bir hekim ise sizinle ciddi konuşmaz, aşırı güleryüzlü, aşırı şakacı, herşey mümkünmüş gibi tavırlarla sizi etkiler. Yapılacak operasyonu küçümser, çok basitmiş gibi anlatır. Siz de otomatik olarak “bu olmaz” diyen kişiyi değil “bu olur” diyen kişiyi seçersiniz. Bu seçimi yapmadan önce bir kere daha düşünün, olmaz diyenin de muhakkak bir bildiği vardır. Tereddütte iseniz üçüncü bir fikir alın.

 

4. Simsarlara kanmak

 

Günümüzde size “arkadaşınız” gibi görünerek sizi bir estetik merkezine veya bir doktora çekmeye çalışan, tanıdığınız ama çok da samimi olmadığınız kişilerle karşılaşabiliyorsunuz. Bu kişiler estetik merkezi ya da doktor ile maddi ilişkiler içerisinde olabilir, ve sizin samimiyetinizi paraya çeviriyor olabilirler. Hatta bu kişiler hiçbir bilimsel altyapısı olmadığı halde sadece güzelliklerine dayanarak kendilerini “estetik danışmanı”, “estetik koçu” gibi isimlerle önemli biriymiş gibi lanse ederler. Hiçbir simsarın alnında simsar yazmıyor, aman dikkat.

 

5. İnternetten okunan yarım yamalak bilgilerle kendini bilgili sanmak

 

İnternet çağı bilgiye erişimi gerçekten hızlandırdı. Peki acaba eriştiğimiz bilgi doğru bilgi mi? Yoksa bir pazarlama tuzağı mı? Günümüzde estetik sektöründe cihaz üreten birçok firma uydurma başarı hikayelerini internet ortamında yaymayı bir pazarlama stratejisi olarak benimsemiş durumdalar. Bu stratejinin içerisine birkaç ünlü isim, forum sitelerinde birkaç pembe dedikodu, birkaç da viral paylaşım eklendiği anda insanlar sorgusuz sualsiz inanırlar. Bu inanç çok kuvvetlidir, çünkü size hayallerinize acı çekmeden ulaşmayı vaat eder. Dürüst bir hekim size “bu bir işe yaramaz, ameliyat olmanız lazım” dediğinde “amaan, cahil bu doktor, yeni teknolojileri takip etmiyor hiç” dersiniz, çünkü duyduğunuz şey acı gerçektir, işinize gelmez. Böylelikle bütün bu serüven boyunca size tek dürüst davranan kişiye arkanızı dönmüş olursunuz. Bu sayede günümüzün en büyük hastalığı olan “yarım günlük araştırma ile kendini bir konunun uzmanından daha bilgili sanma” hatasını yapmış olur, ve bu hatayı yapmanızı ellerini ovuşturarak bekleyen sistemin çarkına su taşımış olursunuz. Nasıl uçağın pilot kabinine dalıp pilota “şu yükseklikten bu hızla uç” demiyorsanız doktorunuzun planlarına da yarım bilginizle karışmayınız. Siz sadece ne istediğinizi net olarak anlatın, nasıl yapılacağına o karar versin. Aklınıza yatmazsa yaptırmak zorunda değilsiniz ki!

 

6. Gerekenden az bir bütçeye büyük işler sığdırmaya çalışmak

 

Estetik cerrahide hayaller hep büyüktür. Eğer bütçeniz hayallerinizle örtüşmüyor ise, bu hayalleri imkanlarınızın elverdiği zamanlara ertelemek daha doğru bir karar olacaktır. Bazı işler belli maliyetlerin altına inemez, eğer iniyorsa kullanılan üründe, uygulanan merkezde, hijyenik koşullarda, ya da uygulayıcının konuya hakimiyetinde bir sıkıntı var demektir. Uzak durunuz. Eğer bu yola çıkıyorsanız vücudunuza hak ettiği önemi vererek çıkın, aksi taktirde büyük hayalleriniz geri dönüşü olmayan hayal kırıklıklarına dönüşebilir.

 

Peki doktorumuzu nasıl seçelim, kime ameliyat olalım? Güzelliğimizi kime emanet edelim?

 

Güzelleşmek amacı ile yapılan her türlü tıbbi işlemde gerçek bir plastik cerrahi uzmanı ekipte olmalıdır. İyi bir doktor size zaman ayırır, birden fazla mecradan olumlu referanslar duyarsınız. Aşırı reklam yapmaz, hekimliğin etik kurallarına uygun davranır. Yurt içi ve yurt dışı mesleki organizasyonlarda aktif rol alır, aynı branştaki diğer hekimler tarafından tanınır. Kendi meslektaşlarının yaptığı işlere çamur atmaz, ortada bir sorun varsa çözüme odaklanır. Size işin olumlu tarafları kadar risklerinden de bahseder, kapıdan içeri giren her hastayı ameliyata kabul etmez. Bu işi en iyi ben bilirim, bu iş benden sorulur demez. Alçakgönüllü, samimi, güleryüzlü, ama mesafelidir. Sadece işler yolundayken değil işler ters gittiğinde de hastasının arkasında durur. Hepsinden önemlisi size güven verir. “Ben bu hastanın sorununu nasıl çözerim” diye düşünür, “bu hastaya ne satabilirim” diye değil. O güveni hissedemediysek başka kapıları çalmaya devam etmeniz hem sizin için, hem de doktor için daha iyi olacaktır. 

Op. Dr. Metin KEREM
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

Kaynaklar:
https://www.isaps.org/wp-content/uploads/2019/12/ISAPS-Global-Survey-Results-2018-new.pdf
https://www.isaps.org/wp-content/uploads/2017/10/ISAPS-Results-Procedures-2010-1.pdf